Friday, December 6, 2013

Yazılım Testi'nde Kendimi Geliştirmek İstiyorum, Önerileriniz Nedir?

SoruYazılım testine ilgi duyuyorum ve bu mesleği seçerek yolumda ilerlemeye çalışıyorum. Bilgisayar mühendisliği öğrencisiyim şuan software test specialist olarak çalışıyorum. Kendimi bu alanda geliştirmek istiyorum. Test türlerinide açıkladığınız bir dökümanınız varmı gerçi wikiden falan inceledim...
Test türlerini bir ağaç gibi oluşturmak istersem neler dikkat etmem gerekir örneğin fonsiyonel ve fonksiyonel olmayan testleri sınıflandırmak iki başlık altında toparlamak istiyorum bu konuda yardımcı olabilir misiniz? Yol gösterebilir misiniz?

Cevap
Benim test türlerini açıkladığım bir doküman yok.
Şurada bir kaç yazı paylaşmıştım bir boş zamanımda, aşağıdan yukarıya doğru okursan daha faydalı olur:  http://serdartorun.blogspot.com/search/label/Yaz%C4%B1l%C4%B1m%20Testi

Test türlerini bir ağaç gibi oluşturmak istiyorsan, ayırmak zorunda değilsin aslında ama, evet, çok üst seviyede fonksiyonel ve fonksiyonel olmayan diye iki ana dala ayırabilirsin.

Fonksiyonel, bir fonksiyonun / yeteneğin istendiği gibi çalışıp çalışmadığını doğrulamaktır. Bu birim seviyesinde de olabilir, sistem seviyesinde de. 

Fonksiyonel olmayanlar ise, bir sistemin kalitesi ile ilgilidir. Sistem çalışıyordur, kendisinden istenenler yapıyordur, ama 5 saat aralıksız çalıştığında memory leak oluyordur veya sistem yavaşlıyordur. sonuçta sistem çalışıyor, ama kaliteli mi? değil.
Veya sistem windows üzerinde çalışıyor ama bu sistemi linux üzerine taşımak istesem bir sürü masraf çıkıyordur.
Veya sistem aldım, kaynak kodu da bende, aradan 3 sene geçti, bir başka firmaya mevcut sistem üzerinde bir kaç ekleme yaptıracağım, "maintainable" değilse yeni firma tırmalar durur, gibi. Bunlar hep sistemin kalitesini artıran özellikler.

Bence ilk önce şöyle yap.
Fonksiyonel testlerin listesini çıkar internetten.
ISTQB, SQA Forum, Wikipedia, vesaire yerlerde var bunlar.
Bir de Test Glossary bul (istqb glossary of testing terms, gibi); bir kaç farklı kaynaktan bulup derlemen en iyisi. Uzun bir liste olacak bu.

Sonra fonksiyonel olmayanlara geçersin, ki o çok daha uzun olacak.

Şu standartlara bakman faydalı olur:
IEEE-STD-1012-2004-Standard for Software Verification and Validation
IEEE-STD-1044-2009-Standard Classification for Software Anomalies
IEEE-STD-829-2008-Standard_for_Software_and_System_Test_Documentation
ISO-STD-12207-2008_Software_life_cycle_processes
Mil-Std-498 ve ekleri (DID diye geçer).

Ayrıca fonksiyonel olmayan testler için bu "-ibility" ile biten kalite karakteristiklerinin tanımı için ISO-IEC-FDIS-25010_(E) standartına bakmalısın.

Böylelikle kendi dokümanını kendin hazırlamış olursun, bir taraftan da elinde standartlar birikmeye başlar. Mutlaka ama mutlaka standartlarda yazanlara öncelik ver, internette pek doğru olmayan / yanıltıcı bilgiler de oluyor.

Özetle şunlar elinde birikmiş olacak:
Test Türlerinin İsimleri,
Açıklamaları,
Kalite Karakteristiklerinin İsimleri,
Açıklamaları,
Test Sözlüğü,
IEEE Test Standartları,
ISTQB Syllabus
Mil-Std-498 Standartı

Gereksinim Analizi Yaparken Nelere Dikkat Edilmeli

Gereksinim analizinin amacı temel olarak, müşterinin / kullanıcının ihtiyaçlarının neler olduğunu ortaya çıkarmaktır.

Yazılım projelerinin önemli bir kısmının başarısız olmasının temel sebeplerinden biri budur.
Kısaca, cevaplanması gereken sorular şunlardır:

  • Kim; kullanıcı kimdir? Eğitim seviyesi, bilgisayar / mobil cihaz bilgisi nedir? Kullanıcılar arasında bedensel /zihinsel engeli olanlar da var mı? 
  • Nerede; kullanıcı bu ürünü ne tip bir ortamda kullanacak? Evde mi, iş yerinde mi, açık havada mı, atölyede mi, sarsıntılı / nemli / sıcak / soğuk bir ortamda mı, ...? Donanım / ağ altyapısı nedir?
  • Ne; kullanıcı hangi sorununu çözmek için bu yazılımı kullanacak?
  • Nasıl; kullanıcı bu yaşadığı sorunu çözerken nasıl bir iş akışından geçiyor? 
  • Ne Sıklıkta; kullanıcının bu iş akışlarını hangi sıklıkta gerçekleştirdiği: her gün, her saat ? Gün içerisinde herhangi bir anda?
  • Kaç Kişiyle; yazılımı kaç kişi kullanacak? Bu kullanıcılar hangi iş akışlarını hangi sıklıkta kullanacak? 
Bu soruların tamamına doyurucu cevaplar alındığında geliştirilecek yazılım ile müşteri beklentileri çok büyük oranda örtüşmüş olacaktır.


Friday, May 17, 2013

ATO'dan Unutulan Manşetler (1919 - 2007)

1919 yılından başlayarak gazetelerin manşetleri bir araya getirilmiş. Özellikle ilk bölümler çok hoşuma gitti. Mutlaka okunması gereken bir derleme olmuş.
Bağlantısı şu:
http://www.atonet.org.tr/yeni/index.php?p=1112&l=1


Sunday, May 12, 2013

Pasif Gelir Ne Demektir?


Çok az çaba harcayarak, düzenli olarak gelir elde etme yöntemidir.
Genel anlamda üç farklı gelir türü vardır:
  • Aktif (Kazanılan) Gelir
  • Pasif Gelir
  • Portfolyo (Tahvil) Gelir
Pasif gelir de kendi içinde ikiye ayrılır: kira faaliyetlerinden gelen gelir veya "doğrudan dahil olmadan alım-satım veya ticari faaliyetlerden gelen gelir". Pasif gelir de çoğunlukla vergiye tâbidir.
Pasif gelire örnek olarak şunlar gösterilebilir:
  • Bir emlağın kiralanması,
  • Bir patentin veya diğer bir fikrî mülkiyetin lisans yoluyla kiralanması,
  • Bir kitabın yayınlanması ile elde edilen kazanç,
  • Web sitelerinde reklam yayınlayarak elde edilen gelir,
  • Emekli maaşı (bireysel emeklilikte olduğu gibi)
  • Hisse senedi, yatırım fonları veya tahvillerden elde edilen gelir (bu tür gelir aynı zamanda Portfolyo Gelir olarak da adlandırılır),
  • Vadeli hesaplardan elde edilen faiz,
  • Bir işletmeye yatırımcı olarak (örneğin iş meleği olarak) ortak olma,
  • Şans oyunları ve piyangolardan elde edilen gelirler.

Ürün Dağıtım Kanalları


Ürün dağıtımı, pazarlama karmasının dört elemanından birisidir. Dağıtım, doğrudan veya aracılar kullanarak dolaylı olarak, bir müşterinin kullanması veya tüketmesi için bir ürünün veya hizmetin ulaştırılması sürecidir.
Pazarlama karmasının diğer elemanları şunlardır: Ürün, Fiyat, Promosyon.

Kanallar ve Aracılar

Ürünlerin dağıtımı kanallar vasıtasıyla gerçekleştirilir. Kanallar, ürünün tüketiciye ulaştırılmasında kullanılan birbirine bağımlı yapılardır. Örneğin tüccarlar ürünleri satın alan ve tekrardan satan aracılardır. Acentalar ve simsarlar da üreticiler adına satış yapan aracılardır.

Kanal Tasarımı

Bir firma pek çok sayıda kanal tasarlayabilir. Kanallar, üretici ile tüketici arasındaki aracıların sayısı ile sınıflandırılırlar. Sıfır-seviye bir kanalda hiç aracı bulunmaz; bu doğrudan satışa denk gelmektedir. Birinci-seviye kanalda da sadece bir tane aracı bulunur; buradaki akışta ürün, üreticiden perakendeciye, oradan da müşteriye ulaştırılır.

Dağıtım Türleri

  1. Yoğun dağıtım, üreticinin ürünlerini çoğunlukla satış noktalarında (fabrika satış mağazası gibi) stoklaması demektir. Bu stratejiye uygun ürünler temel tüketim maddeleri, atıştırmalık yiyecekler, dergiler ve hafif içeceklerdir.
  2. Seçimli dağıtımda üretici, ürünlerini pazara ulaştırmada bir veya birkaç aracıya güvenir. Bu strateji genellikle özel ilgi gruplarına hitap eden ürünlerin ilgili alanda uzman dağıtımcılar tarafından dağıtılmasını gerektirir; örneğin hobi araçları veya büyük ölçekli cihazlar gibi.
  3. Özel dağıtımda üretici sadece birkaç tane aracıyı seçer. Bu tür dağıtımda, dağıtıcı sadece o üretici ile çalışmaktadır ve sadece onun ürünlerini pazara ulaştırmaktadır. Bu tür dağıtım genellikle lüks tüketim mallarında görülür.

Kanal Karması

Uygulamada, pek çok organizasyon farklı kanalların bir karmasını kullanmaktadır; bir doğrudan-satış ekibine ek olarak, acentalar ile ve büyük ölçekli satışlar yapan aracılarla aynı anda çalışabilmektedirler. Ayrıca, e-ticaret (internet üzerinden ürün satışı) aracıları ortadan kaldırmaktadır; çünkü bir internet sitesi üzerinden doğrudan tüketiciye ulaşılabilmektedir. Akıllı telefonlarla m-ticaret de ayrıca büyümekte olan bir ticaret şekli.

Kanalların Yönetimi

Firmanın pazarlama bölümü, firma için en uygun kanalları belirlemek durumundadır. Sonrasında da uygun aracıları seçmelidir. Firma sadece kendi pazarlama personelini değil, ürünleri ve amaçları ile ilgili olarak aracının personelini de eğitmeli ve onlara motivasyon sağlamalıdır. Firma, aracılarla bir süre çalıştıktan sonra, aracıların performansını izlemeli ve performansı artırmak için gerekli müdahaleleri yapmalıdır.

Kanalların Motivasyonu

Aracıları motive etmek için firma aracılara daha yüksek bir kâr vermek, özel anlaşmalar yapmak, reklamlarında onlara da yer vermek gibi yöntemler izleyebilir; yani, sadece kendisinin değil, firmanın büyümesi ve daha çok kâr etmesine yardımcı olan aracıların da büyümelerini ve kâr etmelerini sağlayabilir.

Kanal Çatışması

Kimi zaman bir aracının eylemlerinden dolayı bir diğer aracı kendi amaçlarına ulaşmakta zorlanabilir; bu sebeple kanallar arasında anlaşmazlıklar olabilir. Dikey kanal çatışması, bir kanaldaki farklı seviyelerdeki aracılar arasında gerçekleşirken, yatay kanal çatışması aynı seviyedeki aracılar arasında çıkmaktadır.

Pazar Fırsatı


Bir firmanın, henüz rakipleri tarafından farkedilmemiş, yeni bir ihtiyacı, isteği veya talebi farkederek kâr etmek amacıyla kullanmasına pazar fırsatı denir.
Firmanın bu açığı farkedebilmesi için bir pazar fırsatı analizi yapması gerekir. Bunun için pazardaki dengeleri gözeterek belirli bir tür ürüne olan talebi etkilemesi muhtemel değişkenler tahmin teknikleri ile belirlenmeye çalışılır.
Firmalar, belirledikleri her ihtiyacı karşılamaya yönelik girişimde bulunamazlar. Bu sebeple, bu değişkenler belirlendikten sonra, firma belirli bir ihtiyacı karşılamaya yönelik olarak kendi stratejisini, kaynaklarını ve gücünü değerlendirmek durumundadır.

Satış Kanalı Ne Demektir?

Tüketicilerin satın alabilmesi için ürün veya hizmetleri pazara getirme yöntemidir. Bir satış kanalı eğer doğrudan müşterisine satış içeriyorsa buna doğrudan-satış denir. Fakat eğer ürünler müşterilere bir toptancı veya dağıtımcı gibi bir aracı üzerinden ulaştırılıyorsa buna da dolaylı-satış ismi verilir.

Kullandıkça Öde İş Modeli Nasıl Çalışır?


Bu model, bir hizmetin kullanıldığı süre boyunca ücretlendirilmesine dayalıdır. Üyelikli hizmetlerin aksine, bu modelde ücretlendirme kullanıcının o hizmeti ne kadar süre boyunca kullandığının ölçümüne dayalıdır. Geleneksel olarak bu ölçüm yönetimi temel hizmetlerde (elektrik, su, doğalgaz, gibi) kullanılmaktadır. İnternet hizmet sağlayıcılarının bazı paketlerinde de benzer bir yaklaşım vardır; kullanıcıları bir hizmeti kaç dakika kullandıkları ölçülür ve ücreti alınır.
  • Kullanımın Ölçümü: Bir hizmetin kullanıldığı sürenin ölçülmesi ve faturalandırılmasıdır.
  • Üyeliğin Ölçümü: Kullanıcıların bir site içeriğine kaç defa erişmek istediklerine dayalı olarak ücretlendirilmesi yöntemidir.

Üyelik Modeli Nedir? Üyelik Modeli ile Nasıl Gelir Elde Edilir?


Kullanıcıların bir hizmete üye olabilmek için düzenli olarak (günlük, aylık veya yıllık) ücret ödedikleri modeldir. Pek çok internet sitesi bazı içeriği ücretsiz sunarken bazılarına para karşılığı erişim izni vermektedir. Üyelik ücretleri kullanım sıklığından bağımsız olarak alınmaktadır. Bu tür modelde reklam ve üyelik gelir modelleri sıklıkla bir arada kullanılmaktadır.
  • İçerik Hizmetleri: Metin, ses veya video içeriğine kullanıcıların belirli bir ücret karşılığı eriştikleri modeldir.
  • Kişiden Kişiye Ağ Hizmetleri: Eski okul arkadaşlarını arayan kişilerde olduğu gibi, kullanıcıların sağladıkları bilgilerin dağıtım kanalları modelidir.
  • İnternet Hizmet Sağlayıcıları: Aylık ücretler karşılığında internet erişimi sağlayan ağlardır.

Topluluk Modeli ile Nasıl Gelir Elde Edilir?


Topluluk modelinin devamlılığı, kullanıcı sadakatine bağımlıdır. Kullanıcılar hem zaman hem de duygu olarak bir yatırım yaparlar. Gelirler, ikincil ürün ve hizmetlerin satışına veya gönüllü katılımlara dayanır; veya içeriğe odaklı reklamlar ve özel hizmetlere üyelik bedelleri ile de gelir elde edilebilir. İnternet, doğası gereği, topluluk modeline uygundur ve günümüzde bu model, sosyal ağların yükselişinde görüldüğü gibi, gelişmeye gayet uygundur.
  • Açık Kaynak: Yazılım geliştirilen tarafından geliştirilen kodun herkes tarafından erişilebildiği bir yapıdır. Yazılım kodunun bir ücret karşılığında lisanslanması yerine, bu modelde sistemlerin entegrasyonu, ürün desteği, kullanım kitapları üzerinden gelir elde edilir.
  • Açık İçerik: Gönüllü olarak çalışan insanlardan oluşan bir topluluk tarafından üretilen içeriktir.
  • Halka Açık Yayın Yapma: Kâr amacı gütmeyen radyo ve televizyon tarafından yapılan yayınların kullanıcılarca desteklenerek internet üzerinden sunulmasıdır; kullanıcılar bu internet sitesini gönüllü bağışlarla ayakta tutarlar.
  • Sosyal Ağ Hizmetleri: Bireylerin diğer bireylerle belirli ortak ilgi alanlarında (meslek, hobi, gönül ilişkileri, gibi) iletişim kurabildikleri bir yapıdır. Sosyal ağ hizmetleri içeriğe dayalı reklamlar ve paralı özel hizmetler ile gelir elde ederler.

Bağıl Satış (Affiliate) Nedir?


Yüksek trafik çekip bunu reklam aracılığı ile kâra dönüştürmeye çalışan genel portallerin aksine, bağıl satış modeli insanlara internette gezinirken satın alım fırsatları sunar. Bunu, iş ortağı diğer sitelere ait teşvikleri sunarak (geliri belirli bir oranda paylaşarak) yapar. Bağıl siteler, sitelerindeki reklamlara tıklanarak tüccarın ürünlerine  ulaşım sağlarlar. Bu bir performansa-bağlı-ödeme modelidir; eğer bağıl site kullanıcıyı tüccarın sitesine göndermişse ama kullanıcı oradan herhangi bir şey satın almamışsa, bağıl siteye para ödenmez. Bağıl site modeli internetin yapısına çok uygundur, bu yüzden yaygın bir şekilde kullanılır. Bu modelin farklı uygulama şekilleri vardır; reklam değiştokuşu, tıklama-başına-ücret, ve gelir paylaşım programları gibi.
  • Reklam Değiştokuşu: Bağıl sitelerin oluşturduğu bir ağdaki siteler, birbirlerinin reklamlarını kendi sitelerinde gösterirler.
  • Tıklama-Başına-Ücret: Kullanıcı, bağıl sitedeki bir reklama tıkladığında site para kazanır.
  • Gelir Paylaşımı: Kullanıcı bağıl sitedeki bir reklama tıklayıp, ürün satan tüccar bir siteye gittikten sonra, o siteden bir ürünü alırsa, tüccar site elde ettiği gelirin bir kısmı bağıl site ile paylaşır.

Üreticiler İnternetten Nasıl Gelir Elde Ederler?


Üretici, internetin sağladığı olanakları, alıcılara erişmek ve dağıtım kanalı masraflarını düşürmek amacıyla kullanabilmektedir. Üretici modeli “etkinlik”, “iyileştirilmiş müşteri hizmetleri” ve “müşteri beklentilerinin daha iyi anlaşılması” temellerine dayalıdır.
  • Satın Alma: Bir ürünün satılarak sahiplik haklarının alıcıya geçmesidir.
  • Kiralama: Bir “kullanım sözleşmesi”ne dayalı olarak, bir ürünün kullanım haklarının bir kira bedeli karşılığında alıcıya devredilmesidir. Sözleşme süresi sona erdiğinde ürün satıcıya iade edilir.
  • Lisans: Bir “kullanım sözleşmesi”ni de içererek, bir ürünün satılarak sadece kullanım haklarının alıcıya devredilmesidir. Bu modelde, sahiplik hakları satıcıda kalmaktadır (örneğin, bir yazılımın lisans ile satışında olduğu gibi; alıcı yazılım ürününü kullanabilir fakat satamaz).
  • Marka Entegre İçerik: Sponsorlu-içerik yaklaşımından (örneğin, reklamcılık modeli) farklı olarak, marka-entegre içerik, tamamen marka yerleştirilmesi amacıyla üretici tarafından oluşturulmaktadır.

Tüccarlık İş Modeli Nedir?


Tüccarlar, mal ve hizmetlerin toptan ve perakende satıcılarıdır. Satışlar liste fiyatı üzerinden veya açık artırma yolu ile yapılır.
  • Sanal Tüccar: e-Tüccar olarak da geçer. Sadece internet üzerinden faaliyet gösteren tüccar türüdür.
  • Katalog Tüccarı: İnternet üzerinden katalog olarak görüntülenen ürünlerin posta-siparişi olarak satışını yapan tüccardır. E-posta, internet, telefon ve posta yoluyla sipariş alırlar.
  • İnternet Mağazacılığı: Cadde üzeri mağazalar, mağazalarından satış yaparken, internet mağazacısının mağazası bir web sitesidir.
  • Parça Veri Satıcısı:  Sadece dijital ürün ve hizmetleri satan ve internette dağıtımını yapan tüccar türüdür.

Bilgi Aracılığı İş Modeli Nedir?


Tüketiciler ve tüketim alışkanlıkları ile ilgili veriler değerlidir; özellikle bu bilgiler dikkatli bir şekilde analiz edilmiş ve pazarlama kampanyalarını hedefleyecek bir hale getirilmişse. Üreticiler ve ürünleri hakkında bağımsız olarak toplanmış veri de tüketicilerin satın alma kararı verirken önem verdikleri bir bilgidir. Bazı firmalar tüketicilerin satın alma kararları vermesine veya satıcıların bir pazarı anlamaya çalışmalarına destek veren birer Bilgi-Aracısı olarak faaliyet göstermektedirler.
  • Reklam Ağları: Üye sitelerden oluşan bir ağdaki görüntülenecek reklamları yönetirler, böylece tek bir sitede değil, yüzlerce web sitesinde görüntülenecek bir reklam ağı oluşur. Reklam ağları web kullanıcıları hakkında veri toplayıp pazarın etkinliğini analiz ederler.
  • Teşvik Edici Pazarlama: Bu tür pazarlama, müşterilerin üye işyerlerinden alışverişleri sırasında kullanabilecekleri indirim çekleri veya kuponlar gibi müşteri sadakat programlarını yöneten bir pazarlama türüdür. Kullanıcılar hakkında toplanan veri hedefli pazarlama amacıyla satılmaktadır.

Reklam İş Modeli Nedir?


İntenet reklamcılığı, yazılı / sesli / görsel yayıncılıktaki reklamcılığın bir uzantısıdır.  Yayıncı (bizim örneğimizde bu bir web sitesi oluyor) bir içerik veya hizmet sunar ve bunların yanında/içinde reklam görüntüler. İçerikler genelde (ama her zaman değil) ücretsiz olur, hizmetler ise verilen hizmete ve web sitesi sahibinin ticaret modeline göre, ücretli veya ücretsiz olabilir. Yayıncı, içeriği oluşturan yer olabildiği gibi başka yerlerde oluşturulmuş içeriğin dağıtımcısı da olabilir. Reklam modelinin en iyi uygulama modeli, ziyaretçi sayısının çok yüksek olduğu veya özel bir ilgi grubuna mensup ziyaretçileri olduğu durumlarıdır. Örneğin, Facebook sitesinin ziyaretçi sayısı çok yüksektir, bu sayede reklamdan ciddi bir gelir elde edebilmektedir. Veya, bir çevrimiçi spor gazetesi, sadece sporla ilgilenen ziyaretçileri çekeceği için, burada sadece sporla ilgilenen kişilere yönelik ürünlerin reklamları gösterildiğinde anlamlı olur.
  • Portal (Giriş Kapısı): Genellikle farklı içerikleri veya hizmetleri bir araya getiren bir yapıdır. Yüksek ziyaretçi sayısı bu tür sitelerde reklamdan gelir elde etmeyi mümkün kılmaktadır. Ayrıca, yine ziyaretçi sayısı yüksek olduğunda diğer katma değerli hizmetleri sunmak da gelir elde etmeye yardımcı olmaktadır.
  • İlan Siteleri: Satın alınmak istenen veya satılan ürünlerin listelendiği yerlerdir. Buralarda ilanını listelemek isteyenlerden ücret talep edilmesi genelde uygulanan bir yöntemdir. Ayrıca üyelik ücretleri de istenebilmektedir. Örneğin, iş arama siteleri firmaların personel ilanlarını belirli bir ücret karşılığında listelerler.
  • Kullanıcı Kaydetme: İçerik siteleri genellikle ücretsizdir ama bazı özelliklere erişim için ziyaretçilerden üye olmalarını isterler. Bu şekilde ziyaretçilerin site içindeki davranışlarını takip edebilir ve ilgi alanlarına göre onların karşılarına ilgilerini çekme ihtimali yüksek ürünlerin reklamlarını çıkartırlar.
  • Giriş-Reklamı: Web sitelerine girişte, ziyaretçi site içeriğine ulaşmadan önce tam ekranlı olarak gösterilen hareketli reklamlardır.
  • Ultra-Reklam: Web sitelerine girişte, ziyaretçi site içeriğine ulaşmadan önce etkileşim kurmaları gerektiği reklam türüdür. Örneğin ziyaretçinin bir haber sitesindeki haberi / videoyu görebilmesi için önce bir anket doldurmak, bir soruya cevap vermek durumunda olması gibi.

Komisyonculuk İş Modeli Nedir?


Komisyoncular Pazar oluşturan kimselerdir: alıcıları ve satıcıları bir araya getirirler ve satış işlemlerinin gerçekleşmesini sağlarlar. Komisyoncular şirketten-şirkete (B2B), şirketten-tüketiciye (B2C) veya tüketiciden-tüketiciye (C2C) pazarlarında aktif birer rol oynarlar. Genelde, gerçekleşmesine aracı oldukları her bir işlem için bir ücret veya komisyon alırlar. Alınan ücretlerin hesaplanma yöntemleri farklılık gösterir. Komisyonculuk modelleri şunları içerir:
  • Talep Toplama Sistemi: Olası alıcılar bir mal veya hizmet için ödeyecekleri son fiyatı belirtirler, komisyoncu da geri kalan işlemleri yerine getirir.
  • Açık Artırma Komisyonculuğu:  Bireyler veya tüccarlardan oluşan satıcılar için açık artırmalar düzenlerler. Satınlan ürün başına satıcıdan belirli bir listeleme parası ve komisyon alırlar; komisyonlar satış işleminin büyüklüğüne göre değişen oranlarda olur.
  • İşlem Komisyonculuğu: Alıcı ve satıcı arasındaki 3.kişi olarak yer alır ve hem alıcının hem de satıcının güvenine dayalı olarak satış işleminde aracılık yapar. İşlem üzerinden komisyon alır.
  • Dağıtımcı: Üreticilerin ürettiği yüksek miktarda ürünü katalog halinde perakende alıcılarına sunan bir yapıdır. Komisyoncu, dağıtımcılar ile bunların ticari iş ortakları arasından işlemleri yerine getirir.
  • Araştırma Acentesi: Bir bilgisayar yazılımı (veya yazılım robotu) kullanarak, alıcılar için bulunması zor bilgileri veya belirli mal ve hizmetlerin fiyatlarını ve uygunluklarını arayan ve bulan bir yapıdır. Fiyat/Ürün arama yazılımına örnek olarak www.akakce.com , hizmet arama yazılımına örnek olarak www.yemeksepeti.com , www.ciceksepeti.com gösterilebilir.
Sanal Pazaryeri: Sanal alışveriş merkezleridir. Çevrimiçi satış yapan tüccarların ürünlerini sundukları bir barındırma hizmetidir. Tüccarlardan kurulum, aylık listeleme, ve/veya işlem ücretleri alınır. Ayrıca, satış işlemlerini otomatik hale getiren bir altyapı sunma ve tüketicilerin satın alma tercihlerini tüccarlara bildiren hizmetler de sunarlar.

İnternet İş Modelleri


İş modelleri internetin belki de en çok konuşulan ancak en az anlaşılan yönlerinden biridir. İnternetin, geleneksel iş modellerini nasıl değiştirdiği ile ilgili konuşulacak pek çok konu var. Ancak bunun ne olduğu ile ilgili çok az kesin kanıt vardır.
En basit anlamıyla, bir iş modeli bir firmanın kendisini idame ettirebilmesi (yani para kazanabilmesi) için uyguladığı yöntemdir. İş modeli bir firmanın, değer zinciri içerisinde kendisini nasıl konumlandırdığını belirler.
Bazı modeller basittir. Firma bir ürün (örneğin bisiklet, çamaşır makinesi) veya hizmet (örneğin temizlik, danışmanlık) üretir ve bunu müşterilerine satar. Eğer her şey yolunda giderse, satışlardan elde edilen gelir, operasyon maliyetlerinden fazla olur ve firma kâr eder. Diğer iş modelleri biraz daha karmaşıktır. Yayıncılık buna iyi bir örnektir. Radyo ve sonrasında televizyon programları geçtiğimiz yüzyılda bir radyosu veya televizyonu olan herkesin ücretsizce erişebileceği şekilde yayınlanmaktaydı. Yayıncılar dağıtımcı, içerik üreticileri, reklamcılar ve bunların aracıları ile dinleyiciler veya izleyicilerden oluşan karmaşık bir ağın parçasıdır. Dışardan bakıldığında kimin ne kadar para kazandığını anlamak zordur. Nihayetinde bu denge, birbiri ile rekabet eden pek çok etkene bağlıdır.
İnternet üzerinden ticaret yeni yeni iş modellerinin ortaya çıkmasına imkan verecektir; burası kesin. Ama internet aynı zamanda denenmiş-başarılı modelleri de tekrardan icat edecektir. Açık artırmalar buna iyi bir örnektir. Komisyonculuğun en eski türlerinden olan açık artırmalar tarımsal ürünler, finansal araçlar (hisse senedi gibi), ve sanat eserleri gibi nesnelerin fiyatlarının belirlenmesinde dünya genelinde sıklıkla kullanılmışlardır. İnternet bu açık artırma modelini popüler hale getirmiş ve bu modeli pek çok mal ve hizmete uygulanabilir hale getirmiştir.
İş modelleri pek çok farklı şekilde tanımlanmış ve sınıflandırılmıştır. Burada da internette gözlemleyebileceğiniz iş modellerinin detaylı bir sınıflandırması yapılmıştır. Önerilen bu sınıflandırma tüm modelleri derinlemesine tanımladığını iddia etmemektedir. İnternet iş modelleri evrim geçirmeye devam etmektedir. Yakın gelecekte pek çok yeni ve ilginç modelin ortaya çıkması beklenmektedir.
Aşağıdaki paragraflarda açıklanan iş modellerinin ana kategorileri şunlardır:
  • Komisyonculuk
  • Reklamcılık
  • Bilgi-Aracılığı
  • Tüccarlık
  • Üreticilik (Doğrudan Satış)
  • Bağıl Satış (Başkasına Ait Ürünün Satışı)
  • Topluluk
  • Üyelik
  • Kullandıkça Öde Modeli
Modelleri farklı yollardan uygulanabilirler; her biri ile ilgili örnekler aşağıdaki paragraflarda verilmiştir. Ayrıca, bir firma, İnternet iş stratejisi çerçevesinde farklı modelleri bir arada da kullanabilir. Örneğin, içerik temelli işlerde (örneğin, gazete, dergi, moda siteleri gibi) reklam gösterimi modeli ile üyelik modelini bir arada kullanmak hiç karşılaşılmamış bir yaklaşım değildir.
Son zamanlarda iş modellerinin, patent ile koruma altına alınabilen fikrî mülkiyetler haline gelmeye başlaması büyük öneme sahiptir. Gerçekten de, iş modelleri (ya da daha genel bir ifade işe "iş yöntemleri") patent kanunlarının yetki alanına girmeye başlamıştır. Amerikan Patent Ofisi tarafından e-ticaretle ilgili olarak verilmiş pek çok sayıda patent bulunmaktadır.
Komisyonculuk: Komisyoncular Pazar oluşturan kimselerdir: alıcıları ve satıcıları bir araya getirirler ve satış işlemlerinin gerçekleşmesini sağlarlar. Komisyoncular şirketten-şirkete (B2B), şirketten-tüketiciye (B2C) veya tüketiciden-tüketiciye (C2C) pazarlarında aktif birer rol oynarlar. Genelde, gerçekleşmesine aracı oldukları her bir işlem için bir ücret veya komisyon alırlar. Alınan ücretlerin hesaplanma yöntemleri farklılık gösterir. Komisyonculuk modelleri şunları içerir:
  • Talep Toplama Sistemi: Olası alıcılar bir mal veya hizmet için ödeyecekleri son fiyatı belirtirler, komisyoncu da geri kalan işlemleri yerine getirir.
  • Açık Artırma Komisyonculuğu:  Bireyler veya tüccarlardan oluşan satıcılar için açık artırmalar düzenlerler. Satınlan ürün başına satıcıdan belirli bir listeleme parası ve komisyon alırlar; komisyonlar satış işleminin büyüklüğüne göre değişen oranlarda olur.
  • İşlem Komisyonculuğu: Alıcı ve satıcı arasındaki 3.kişi olarak yer alır ve hem alıcının hem de satıcının güvenine dayalı olarak satış işleminde aracılık yapar. İşlem üzerinden komisyon alır.
  • Dağıtımcı: Üreticilerin ürettiği yüksek miktarda ürünü katalog halinde perakende alıcılarına sunan bir yapıdır. Komisyoncu, dağıtımcılar ile bunların ticari iş ortakları arasından işlemleri yerine getirir.
  • Araştırma Acentesi: Bir bilgisayar yazılımı (veya yazılım robotu) kullanarak, alıcılar için bulunması zor bilgileri veya belirli mal ve hizmetlerin fiyatlarını ve uygunluklarını arayan ve bulan bir yapıdır. Fiyat/Ürün arama yazılımına örnek olarak www.akakce.com , hizmet arama yazılımına örnek olarak www.yemeksepeti.com , www.ciceksepeti.com gösterilebilir.
  • Sanal Pazaryeri: Sanal alışveriş merkezleridir. Çevrimiçi satış yapan tüccarların ürünlerini sundukları bir barındırma hizmetidir. Tüccarlardan kurulum, aylık listeleme, ve/veya işlem ücretleri alınır. Ayrıca, satış işlemlerini otomatik hale getiren bir altyapı sunma ve tüketicilerin satın alma tercihlerini tüccarlara bildiren hizmetler de sunarlar.
Reklam Modeli: İntenet reklamcılığı, yazılı / sesli / görsel yayıncılıktaki reklamcılığın bir uzantısıdır.  Yayıncı (bizim örneğimizde bu bir web sitesi oluyor) bir içerik veya hizmet sunar ve bunların yanında/içinde reklam görüntüler. İçerikler genelde (ama her zaman değil) ücretsiz olur, hizmetler ise verilen hizmete ve web sitesi sahibinin ticaret modeline göre, ücretli veya ücretsiz olabilir. Yayıncı, içeriği oluşturan yer olabildiği gibi başka yerlerde oluşturulmuş içeriğin dağıtımcısı da olabilir. Reklam modelinin en iyi uygulama modeli, ziyaretçi sayısının çok yüksek olduğu veya özel bir ilgi grubuna mensup ziyaretçileri olduğu durumlarıdır. Örneğin, Facebook sitesinin ziyaretçi sayısı çok yüksektir, bu sayede reklamdan ciddi bir gelir elde edebilmektedir. Veya, bir çevrimiçi spor gazetesi, sadece sporla ilgilenen ziyaretçileri çekeceği için, burada sadece sporla ilgilenen kişilere yönelik ürünlerin reklamları gösterildiğinde anlamlı olur.
  • Portal (Giriş Kapısı): Genellikle farklı içerikleri veya hizmetleri bir araya getiren bir yapıdır. Yüksek ziyaretçi sayısı bu tür sitelerde reklamdan gelir elde etmeyi mümkün kılmaktadır. Ayrıca, yine ziyaretçi sayısı yüksek olduğunda diğer katma değerli hizmetleri sunmak da gelir elde etmeye yardımcı olmaktadır.
  • İlan Siteleri: Satın alınmak istenen veya satılan ürünlerin listelendiği yerlerdir. Buralarda ilanını listelemek isteyenlerden ücret talep edilmesi genelde uygulanan bir yöntemdir. Ayrıca üyelik ücretleri de istenebilmektedir. Örneğin, iş arama siteleri firmaların personel ilanlarını belirli bir ücret karşılığında listelerler.
  • Kullanıcı Kaydetme: İçerik siteleri genellikle ücretsizdir ama bazı özelliklere erişim için ziyaretçilerden üye olmalarını isterler. Bu şekilde ziyaretçilerin site içindeki davranışlarını takip edebilir ve ilgi alanlarına göre onların karşılarına ilgilerini çekme ihtimali yüksek ürünlerin reklamlarını çıkartırlar.
  • Giriş-Reklamı: Web sitelerine girişte, ziyaretçi site içeriğine ulaşmadan önce tam ekranlı olarak gösterilen hareketli reklamlardır.
  • Ultra-Reklam: Web sitelerine girişte, ziyaretçi site içeriğine ulaşmadan önce etkileşim kurmaları gerektiği reklam türüdür. Örneğin ziyaretçinin bir haber sitesindeki haberi / videoyu görebilmesi için önce bir anket doldurmak, bir soruya cevap vermek durumunda olması gibi.
Bilgi Aracılığı: Tüketiciler ve tüketim alışkanlıkları ile ilgili veriler değerlidir; özellikle bu bilgiler dikkatli bir şekilde analiz edilmiş ve pazarlama kampanyalarını hedefleyecek bir hale getirilmişse. Üreticiler ve ürünleri hakkında bağımsız olarak toplanmış veri de tüketicilerin satın alma kararı verirken önem verdikleri bir bilgidir. Bazı firmalar tüketicilerin satın alma kararları vermesine veya satıcıların bir pazarı anlamaya çalışmalarına destek veren birer Bilgi-Aracısı olarak faaliyet göstermektedirler.
  • Reklam Ağları: Üye sitelerden oluşan bir ağdaki görüntülenecek reklamları yönetirler, böylece tek bir sitede değil, yüzlerce web sitesinde görüntülenecek bir reklam ağı oluşur. Reklam ağları web kullanıcıları hakkında veri toplayıp pazarın etkinliğini analiz ederler.
  • Teşvik Edici Pazarlama: Bu tür pazarlama, müşterilerin üye işyerlerinden alışverişleri sırasında kullanabilecekleri indirim çekleri veya kuponlar gibi müşteri sadakat programlarını yöneten bir pazarlama türüdür. Kullanıcılar hakkında toplanan veri hedefli pazarlama amacıyla satılmaktadır.
Tüccar Modeli: Mal ve hizmetlerin toptan ve perakende satıcılarıdır. Satışlar liste fiyatı üzerinden veya açık artırma yolu ile yapılır.
  • Sanal Tüccar: e-Tüccar olarak da geçer. Sadece internet üzerinden faaliyet gösteren tüccar türüdür.
  • Katalog Tüccarı: İnternet üzerinden katalog olarak görüntülenen ürünlerin posta-siparişi olarak satışını yapan tüccardır. E-posta, internet, telefon ve posta yoluyla sipariş alırlar.
  • İnternet Mağazacılığı: Cadde üzeri mağazalar, mağazalarından satış yaparken, internet mağazacısının mağazası bir web sitesidir.
  • Parça Veri Satıcısı:  Sadece dijital ürün ve hizmetleri satan ve internette dağıtımını yapan tüccar türüdür.
Üreticilik: Üretici, internetin sağladığı olanakları, alıcılara erişmek ve dağıtım kanalı masraflarını düşürmek amacıyla kullanabilmektedir. Üretici modeli "etkinlik", "iyileştirilmiş müşteri hizmetleri" ve "müşteri beklentilerinin daha iyi anlaşılması" temellerine dayalıdır.
  • Satın Alma: Bir ürünün satılarak sahiplik haklarının alıcıya geçmesidir.
  • Kiralama: Bir "kullanım sözleşmesi"ne dayalı olarak, bir ürünün kullanım haklarının bir kira bedeli karşılığında alıcıya devredilmesidir. Sözleşme süresi sona erdiğinde ürün satıcıya iade edilir. 
  • Lisans: Bir "kullanım sözleşmesi"ni de içererek, bir ürünün satılarak sadece kullanım haklarının alıcıya devredilmesidir. Bu modelde, sahiplik hakları satıcıda kalmaktadır (örneğin, bir yazılımın lisans ile satışında olduğu gibi; alıcı yazılım ürününü kullanabilir fakat satamaz).
  • Marka Entegre İçerik: Sponsorlu-içerik yaklaşımından (örneğin, reklamcılık modeli) farklı olarak, marka-entegre içerik, tamamen marka yerleştirilmesi amacıyla üretici tarafından oluşturulmaktadır.
Bağıl Satış: Yüksek trafik çekip bunu reklam aracılığı ile kâra dönüştürmeye çalışan genel portallerin aksine, bağıl satış modeli insanlara internette gezinirken satın alım fırsatları sunar. Bunu, iş ortağı diğer sitelere ait teşvikleri sunarak (geliri belirli bir oranda paylaşarak) yapar. Bağıl siteler, sitelerindeki reklamlara tıklanarak tüccarın ürünlerine  ulaşım sağlarlar. Bu bir performansa-bağlı-ödeme modelidir; eğer bağıl site kullanıcıyı tüccarın sitesine göndermişse ama kullanıcı oradan herhangi bir şey satın almamışsa, bağıl siteye para ödenmez. Bağıl site modeli internetin yapısına çok uygundur, bu yüzden yaygın bir şekilde kullanılır. Bu modelin farklı uygulama şekilleri vardır; reklam değiştokuşu, tıklama-başına-ücret, ve gelir paylaşım programları gibi.
  • Reklam Değiştokuşu: Bağıl sitelerin oluşturduğu bir ağdaki siteler, bir birlerinin reklamlarını kendi sitelerinde gösterirler.
  • Tıklama-Başına-Ücret: Kullanıcı, bağıl sitedeki bir reklama tıkladığında site para kazanır.
  • Gelir Paylaşımı: Kullanıcı bağıl sitedeki bir reklama tıklayıp, ürün satan tüccar bir siteye gittikten sonra, o siteden bir ürünü alırsa, tüccar site elde ettiği gelirin bir kısmı bağıl site ile paylaşır.
Topluluk Modeli: Topluluk modelinin devamlılığı, kullanıcı sadakatine bağımlıdır. Kullanıcılar hem zaman hem de duygu olarak bir yatırım yaparlar. Gelirler, ikincil ürün ve hizmetlerin satışına veya gönüllü katılımlara dayanır; veya içeriğe odaklı reklamlar ve özel hizmetlere üyelik bedelleri ile de gelir elde edilebilir. İnternet, doğası gereği, topluluk modeline uygundur ve günümüzde bu model, sosyal ağların yükselişinde görüldüğü gibi, gelişmeye gayet uygundur.
  • Açık Kaynak: Yazılım geliştirilen tarafından geliştirilen kodun herkes tarafından erişilebildiği bir yapıdır. Yazılım kodunun bir ücret karşılığında lisanslanması yerine, bu modelde sistemlerin entegrasyonu, ürün desteği, kullanım kitapları üzerinden gelir elde edilir.
  • Açık İçerik: Gönüllü olarak çalışan insanlardan oluşan bir topluluk tarafından üretilen içeriktir.
  • Halka Açık Yayın Yapma: Kâr amacı gütmeyen radyo ve televizyon tarafından yapılan yayınların kullanıcılarca desteklenerek internet üzerinden sunulmasıdır; kullanıcılar bu internet sitesini gönüllü bağışlarla ayakta tutarlar.
  • Sosyal Ağ Hizmetleri: Bireylerin diğer bireylerle belirli ortak ilgi alanlarında (meslek, hobi, gönül ilişkileri, gibi) iletişim kurabildikleri bir yapıdır. Sosyal ağ hizmetleri içeriğe dayalı reklamlar ve paralı özel hizmetler ile gelir elde ederler.
Üyelik Modeli: Kullanıcıların bir hizmete üye olabilmek için düzenli olarak (günlük, aylık veya yıllık) ücret ödedikleri modeldir. Pek çok internet sitesi bazı içeriği ücretsiz sunarken bazılarına para karşılığı erişim izni vermektedir. Üyelik ücretleri kullanım sıklığından bağımsız olarak alınmaktadır. Bu tür modelde reklam ve üyelik gelir modelleri sıklıkla bir arada kullanılmaktadır.
  • İçerik Hizmetleri: Metin, ses veya video içeriğine kullanıcıların belirli bir ücret karşılığı eriştikleri modeldir.
  • Kişiden Kişiye Ağ Hizmetleri: Eski okul arkadaşlarını arayan kişilerde olduğu gibi, kullanıcıların sağladıkları bilgilerin dağıtım kanalları modelidir.
  • İnternet Hizmet Sağlayıcıları: Aylık ücretler karşılığında internet erişimi sağlayan ağlardır.
Kullandıkça Öde Modeli: Bu model, bir hizmetin kullanıldığı süre boyunca ücretlendirilmesine dayalıdır. Üyelikli hizmetlerin aksine, bu modelde ücretlendirme kullanıcının o hizmeti ne kadar süre boyunca kullandığının ölçümüne dayalıdır. Geleneksel olarak bu ölçüm yönetimi temel hizmetlerde (elektrik, su, doğalgaz, gibi) kullanılmaktadır. İnternet hizmet sağlayıcılarının bazı paketlerinde de benzer bir yaklaşım vardır; kullanıcıları bir hizmeti kaç dakika kullandıkları ölçülür ve ücreti alınır.
  • Kullanımın Ölçümü: Bir hizmetin kullanıldığı sürenin ölçülmesi ve faturalandırılmasıdır.
  • Üyeliğin Ölçümü: Kullanıcıların bir site içeriğine kaç defa erişmek istediklerine dayalı olarak ücretlendirilmesi yöntemidir.

Çevrimiçi Ticaret Türleri


Günümüzde internetten para kazanma oldukça popüler. Elektronik ortamda iş kurma göreceli olarak çok kolay ve başlangıç maliyetleri geleneksel iş kurma yöntemlerine göre oldukça düşük. Pek çok internet işi bir veya birkaç kişi tarafından başlatılabilir ve idame edilebilir. Çevrimiçi işleri evden de yapabilirsiniz.

E-Ticaret

  • E-ticaret temel olarak çevrimiçi bir site üzerinden ürünlerin satışıdır. Türkiye'de gittigidiyor.com,sahibinden.com gibi siteler e-ticarete başlamak isteyenler için popüler birer mekan olmuşlardır. Ürünlerin gösterimi için gereken altyapı -örneğin bir ürün kataloğu - ve satın alma işlemlerinin yönetimi - bir alışveriş sepeti ve kredi kartı yeteneği - hali hazırda sunulmaktadır, ki bu hazır teknolojiler yeni başlayanların işlerini oldukça kolaylaştırmaktadır. Başarılı pek çok e-ticaret uzmanı niş bir ürüne odaklanmayı tercih ederler, örneğin sabunlar veya antika oyuncaklar gibi. Satın alınan ürünleri kendileri elden teslim edebildikleri gibi kargo firmaları ile de ulaştırabilmektedirler. E-ticaret sitelerinin maliyetleri cadde üzeri mağazalara göre çok daha azdır. Ayrıca 24-saat açık olabilmeleri ve konuma bağlı kalmadan tüm dünyadan müşteri çekebilme potansiyelleri, e-ticaret sitelerini potansiyel olarak çok kârlı birer işyeri haline getirmektedir.

Adsense

  • Google'ın Adsense programı kişisel web siteniz veya blogunuzdaki bir alanı reklam gösterimi amacıyla satarak para kazanmanızı sağlayan bir programdır. Bu program vasıtasıyla sadece sitenizdeki içeriğe uygun reklamlar gösterilmektedir. Programı sitenize eklemek ve kullanmak ücretsizdir.  Sitenizi ziyaret edenler reklamlara tıkladığında siz para kazanırsınız. Kazanacağınız paranın miktarı sitenize gelen reklamlara tıklayan ziyaretçilerle orantılıdır. Bu sebeple pek çok site sahibi arama motoru optimizasyonu (SEO) teknikleri ile Google, Yahoo gibi arama motorlarında üst sıralarda görünebilmek için arama motorlarında sıklıkla aranan kelimeleri sitelerine ekleyerek daha fazla ziyaretçi çekmeye ve dolayısıyla daha çok gelir elde etmeye çalışmaktadırlar.

Bağıl Satış Modeli

  • Bağıl-satış türü pazarlama bir internet sitesi sahibi ile bir çevrimiçi tüccar arasındaki gelir-paylaşımı modelidir. Site sahibi, tüccarın ürünlerini kendi sitesinde reklam kutusu şeklinde gösterir ve site ziyaretçileri bu reklamlara tıkladığında tüccarın çevrimiçi satış yaptığı siteye yönlendirilirler. Ziyaretçi tüccardan alışveriş yaptığında, bu alışverişten elde edilen gelirin bir bölümü kullanıcıyı yönlendiren siteye ödenir. Bu model, site sahiplerinin doğrudan çok fazla efor harcamadan para kazanabildikleri bir yöntemdir. Ancak, bu modelde başarılı olabilmek için hem tüccar hem de bağıl-satış sitesi (gerek birbirleri hakkında, gerekse de kullanıcıları siteye çekecek içeriğin oluşturulması konusunda) detaylı araştırmalar yapmak durumundadırlar.

Alan Adı Alım Satımı

  • Bu yöntem alan adlarının alım-satımı ile ilgilidir. Alan adı, bir internet sitesinin ismidir; örneğin, www.google.com bir alan adıdır. Bu iş modeli, alan adlarının ucuz fiyata alınması, değerini artıracak içerik ile doldurulması ve ziyaretçi sayısının artırılması yaklaşımıdır. Bu tarz bir Alım-Satımla uğraşanların internet sitesinin tasarımını yapacak ve içeriğini oluşturacak profesyonellerle çalışmaları sitenin daha kısa zamanda kıymetlenmesini sağlayacaktır. Arama Motoru Optimizasyonu da sitenin değerini (dolayısıyla alan adının değerini) yükselteceğinden, uygulanması önemli bir konudur. Alan adının değerlenmesi için uzun bir zaman gerekebilir, ancak bu modeli başarılı olarak uygulayanlar yüksek kârlar elde edebilirler. 

Blog Yazımı

  • Blog yazanlar, kendi bloglarında yeni blog mesajları yazarak (veya öncekileri güncelleyerek) para kazanırlar. Konular yemek pişirmekten tutun, teknik bir alanda bilgilerini paylaşmaya kadar geniş bir yelpazede olabilir. Blog sahipleri, sitelerinde reklam yayınlayarak gelir elde ederler. Pek çok blogcu Google Adsense uygulamasını kullanırlar; bunun dışında pek çok başka reklam ağı şirketi de vardır. Diğer bazı blogcular ise sitelerinden bağıl-satış modeli ile gelir elde ederler. Diğer internet gelir modellerinde olduğu gibi, blogcunun sitesi ne kadar yüksek trafik çekiyorsa gelirinin de o kadar çok artma ihtimali vardır.

Saturday, April 27, 2013

Test Mühendisi Projenin Sahibidir

Yazılım projeleri, tanımları gereği genelde bir "proje" olarak algılanırlar. Proje, başlangıç ve bitiş tarihi belirli olan bir süreçtir. Dolayısıyla bu projede çalışanlar da (genelde) "bana verilen işi yaptım, ücretimi aldım" gözüyle bakarlar projelere.
Yani aslında kendilerini projenin sahibi olarak görmezler; sonuçta proje müşterinin ve projeyi yapan şirket sahiplerinindir diye düşünülür. Proje ile ortaya çıkan ürün veya hizmetin kimlerin hayatını kolaylaştıracağı veya zorlaştıracağı, kimlerin bu ürün/hizmetten dolayı mutlu olacağı veya acı çekeceği pek düşünülmez (düşünenler vardır tabii, genel izlenimlerimi aktarıyorum).

Bu tarz bir düşünce yanlıştır diyemeyiz; herkesin algısı ve hayata bakışı farklı.

Bir test mühendisi olarak eğer ki yaptığınız işin altına imza atacaksanız ve/veya bulunduğunuz şirkette uzun seneler çalışmayı düşünüyorsanız, sorumluluğunuz altına aldığınız veya verilmiş projelerin "genel sağlığı"ndan da birinci derecede sorumlusunuzdur. Şöyle ki;
- Eğer yaptığınız işin altına imzanızı atacak kadar güvenmiyorsanız veya "aman yapılsın bitsin de..." tarzında düşünüyorsanız, bu işler bir süre sonra sizi takip edecek ve isminizi kötüye çıkaracaktır (gerçi bu her sektör ve her iş grubu için aynı).
- Eğer bulunduğunuz şirkette uzun seneler boyunca çalışmayı düşünüyorsanız ve çalıştığınız projeler uzun soluklu (operasyon denilebilecek tarzda) projeler ise, diğer herkes (proje yöneticisi, yazılım geliştiriciler) başka projelere veya şirketlere gittiğinde o üründen neredeyse tek başınıza sorumlu olursunuz, çünkü şirkette o projeyi detaylı olarak bilen bir başkası kalmamıştır.

Test mühendisi ürünün doğru, hızlı ve kullanılabilir olmasından sorumludur, ürünün şirket içindeki müşterisidir, ürünü müşteriye ve son kullanıcıya kabul ettirecek kişidir; bu açıdan bakıldığında projenin sahibidir.

Eğer aşağıda yazdığım konulara zamanında dikkat etmezseniz, projenin ilerleyen aşamalarında büyük zorluklar çekmeniz ve/veya ürün kalitesinde düşüş kaçınılmazdır .

- Fonksiyonel Doğruluk: Ürün/hizmet istendiği şekilde ilgili kullanıcıların ihtiyacını karşılamak zorunda. Bundan aslında bahsetmeye gerek bile yok.

- Kullanılabilirlik: Mümkün olduğu kadar az işlem yaptırarak, kullanıcının istediği bilgiyi mümkün olduğu kadar hızlı bir şekilde sunmak, şeklinde özetleyebiliriz. Diğer bir durum da, kullanıcının karşısına çıkardığınız ürün/hizmette tek bir tane bile gereksiz simge, resim, yazı vesaire olmamalıdır. Sunulan fonksiyon, arayüz, hizmet, ... amacına uygun olmalıdır.
Ayrıca Erişebilirlik (Accessibility) yani engelli kişilere kolaylık sağlayacak özellikler de bu kapsamda değerlendirilebilir.

- Performans: Ürünler/hizmetlerin sanki bunu tek bir kişi kullanacakmış tasarlanması ve geliştirilmesi ölümcül bir hatadır. Hedef kullanıcı kitlenizin büyüklüğünü bilmek durumundasınız.

- Ölçeklenebilirlik: Bugünün veya yakın geleceğin şartlarına göre üretilen bir ürün/hizmetin senelerce insanlara hizmet etmesi isteniyorsa, bu ürün/hizmetin artan kullanıcı sayısı ile paralel olarak genişletilebilmesi gerekir.

Tuesday, April 16, 2013

Halen Öğrenci Olanlar veya Yeni Mezunlar İçin İş Bulma Yöntemi

Tavsiye ettiğim yöntem lise veya üniversite mezun veya öğrencilerine iş bulmada yardımcı olacaktır.
Konunun özü "değişen iş gücü piyasası şartlarına sürekli uyum" sağlamanızdır.

Adım adım yapmanız gereken şudur:

  1. kariyer.net, yenibiris.com gibi iş ilanı yayınlayan sitelerde kendi alanınıza uygun ilanları düzenli olarak inceleyin.
  2. Bu ilanlarda en çok hangi yetkinlikler isteniyor, bunları not edin; en çok istenen yetkinlikler sizlerin sağlamaya mecbur olduklarınızdır. Yabancı dil, alanında lise veya üniversite mezuniyeti, belirli bilgisayar yazılımlarının detaylı olarak bilinmesi, gibi.
  3. Bu aranan yetkinliklerden hangileri siz karşılayabiliyorsunuz; bu konuda dürüst olun, kendinizi kandırmanız iş bulmanıza yardımcı olmaz.
  4. Kendinizi bu konularda yetiştirin; internetten sağlayamayacağınız bilgi yok. Kitaplar, bilgisayar programları, belirli konularda eğitim videoları, ... her şeyi internetten bulabilirsiniz.
  5. İş bulmuş olsanız bile arada bir bu yöntemi tekrarlayın; özellikle özel sektörde iş garantisi olmadığından değişen durumlara karşı hazırlıklı olmanız gerekecektir.

Tuesday, February 5, 2013

Amazon Kindle Not Working/Charging

If your Kindle is not working or not charging, pull/press the power button for 20 seconds and release it.
This will force the Kindle to hard reset itself.
It should become alive in a few minutes.

Sunday, January 27, 2013

Yaratıcı Kalmanın 33 Yolu

Facebook'ta denk geldiğim güzel bir listeyi tercüme ettim. Uygulayın, eğlenin...


1. Liste yapın
2. Yanınızda hep bir not defteri taşıyın
3. Serbest yazımı deneyin
4. Bilgisayardan uzak durun
5. Diğer-Dünyalı olun
6. Kendinize eziyet etmeyi bırakın
7. Ara verin
8. Duşta şarkı söyleyin
9. Çay/Kahve için
10. Köklerinizi unutmayın
11. Yeni tür müzikler dinleyin
12. Açık olun
13. Çevrenizi yaratıcı insanlarla kuşatın
14. Geribesleme alın
15. İş birliği yapın
16. Vazgeçmeyin
17. Uygulayın, uygulayın, uygulayın
18. Kendinize hata yapma izni verin
19. Yeni yerlere gidin
20. Yabancı menşeili filmler izleyin
21. Şükredin
22. Bolca dinlenin
23. Risk alın
      24. Kuralları yıkın
25. Sizi mutlu eden şeyleri daha sık yapın
26. Zorlamayın
27. Sözlükten bir sayfa okuyun
28. Bir çerçeve oluşturun
29. Bir başkasının mükemmeli olmaya çalışmayı bırakın
30. Bir fikriniz mi var? Hemen yazın
31. Çalışma alanınızı temizleyin
32. Eğlenin
33. Bir şeyleri bitirin.



33 Ways to Stay Creative

I saw this picture on facebook, and posted in here.
Apply it and have fun.


Friday, January 25, 2013

If You Are Waiting For a Sign...

... to start your own business,
... to start a healthy life,
... to quit smoking,
... to say someone that you are in love,
... to enroll to a course,
... to change the way you live...



Tuesday, January 22, 2013

"Günde Bir Tane"nin Gücü

Aşağıdaki blog mesajında, Seth Godin'in bir blog mesajını birebir tercüme ettim; çok güzel fikirler yazmış Seth.

Günde Bir Tane'nin Gücü
Bir yılda en az 200 iş günü vardır. Eğer her bir gününüzü sadece bir tane basit pazarlama aktivitesine ayırırsanız, yıl sonunda bir dağ oluşturmuş olursunuz. Aşağıda, deneyebileceğiniz bir kaç öneri var (hepsini birden yapmaya çalışmayın, sizin için değişiklik yapacağına inandığınız tek bir şeyi yapın):
  • Bir müşterinize el yazınızla kişisel bir teşekkür notu gönderin
  • Ürün veya hizmetlerinizin bir müşteriniz tarafından nasıl kullanıldığı hakkında blog yazın
  • Sektörünüzle ilgili bir konuyu araştırın ve nasıl işlediğine dair kısa bir makale yayınlayın
  • Birbirlerine faydası dokunacağını düşündüğünüz iki meslektaşınızı tanıştırın
  • Bir iş veya nasıl-yapılır kitabının ilk üç bölümü okuyun
  • Müşterilerinize bir şeylerin nasıl yapıldığını anlatan bir video kaydedin
  • En az bir çalışanınıza yeni bir yetenek kazandırın
  • On dakikalık bir yürüyüşe çıkın ve dünyaya sunduklarınızı geliştirecek en az beş fikirle dönün
  • Web sitenizde bir şeyleri değiştirin ve ziyaretçilerinizin bu değişiklikle nasıl etkileşim kurduğunu kaydedin
  • Kar amacı gütmeyen bir kuruluşa hatırı sayılır bir yardımda bulunun (para yardımında bulunabilecek birileri arayın, tanıtımlarını yapın)
  • Bir Wikipedia makalesi yazın veya var olana ciddi bir katkıda bulunun
  • İş arkadaşlarınız, çalışanlarınız veya müşterilerinizle ilgili bilmediğiniz bir şeyleri keşfedin
Yeterli sayıda köstebek tepesi, bir dağ oluşturmak için yeterlidir.

Sunday, January 20, 2013

Avast Raporu - Türkiye Raporu

Avast'ın virüs yoğunluğu raporuna göre Türkiye'nin durumu aşağıdaki gibi.
Sitelere bakıldığında fazla bir yorum gerekmiyor değil mi?


Friday, January 18, 2013

Yazılımın Test Edilebilirliği

Sözleşmelere genelde eklenen ama ne sözleşmeyi yazanların ne de proje takımlarının net olarak bilmediği bir konu olan Yazılımın Test Edilebilirliği ile ilgili bir blog mesajıdır bu.

Aşağıdaki 1. bölüm Wikipedia'dan tercümedir (tercüme sonrasında anlamın korunmasına gayret ettim).
2. bölümde standartlardaki konu ile ilgili açıklamalar verilmiştir.

1) Yazılım test edilebilirliği, bir yazılım ürününün (örneğin bir yazılım sistemi, yazılım modülü, gereksinim veya tasarım dokümanı) test faaliyetini desteklemesidir.
Test edilebilirlik bir yazılım ürünün doğal olarak içinde olan bir özellik değildir ve doğrudan ölçülemez. Aksine, test edilecek ürün ile testin amaçları, kullanılan test yöntemleri ve test kaynakları arasındaki karşılıklı bağımlılıktan doğan dışsal bir özelliktir.
Düşük seviye test edilebilirlik, test eforunun artmasına sebep olur. Bir uç durum olarak, test edilebilirliğin olmayışı yazılımın test edilecek parçalarının gizlenmesine sebep olabilir.

Yazılım bileşenlerinin (modüller, sınıflar) test edilebilirliği aşağıdaki gibi faktörler tarafından belirlenir:
Kontrol Edilebilirlik: Test edilmesi gereken bileşenin bulunduğu durumun kontrolüne ne ölçüde imkan sağlandığı,
Gözlemlenebilirlik: Ara veya nihai test sonuçlarının gözlenmesine ne ölçüde imkan sağlandığı,
İzole Edilebilirlik: Teste tabi bileşenin izole bir ortamda test edilebilme seviyesi,
Sorumluluğun Ayrıştırılması: Teste tabi bileşenin ne seviyede iyi tanımlı, tek bir sorumluluğu olduğu,
Anlaşılabilirlik: Teste tabi bileşenin ne seviyede dokümante edildiği veya kendinden-anlaşılabilir olduğu,
Otomatikleştirilebilmesi: Teste tabi bileşenin testlerinin otomatikleştirilmesine ne oranda imkan sağlandığı,
Ayrışıklık: Paralel olarak farklı test yöntemlerinin ve araçlarının kullanımının gerektiği.

Yazılım bileşenlerinin test edilebilirliği Test-Odaklı Geliştirme ve Test Edilebilirlik için Tasarım yaklaşımları ile artırılabilir.

Gereksinimlerin Test Edilebilirliği: Test edilebilir olması için gereksinimlerin aşağıdaki kriterleri sağlaması gerekmektedir:
Tutarlı,
Tam,
(Tartışmasız bir şekilde) Kesin,
Nicel ("hızlı tepki süreleri" gibi ifadeler olmamalı),
Uygulamada Doğrulanabilir (Test, sınırlı kaynaklar ile sadece teoride değil uygulamada da yapılabilir olmalı).

2) Bu bölümde doğrulama ile ilgili çeşitli standartlardaki Test Edilebilirlik tanımları verilmiştir:
IEEE Std 12207-2008: "Tarafsız ve uygulanabilir bir testin, bir gereksinimin karşılanıp karşılanmadığını belirlemesi ölçütü"


ISTQB (ISO 9126'dan faydalanarak): "Bir yazılımın ürününün, değiştirilmiş yazılımın test edilmesine imkan sağlama kabiliyetidir".

Sunday, January 13, 2013

Fonksiyonel Olmayan Gereksinimler

Sistem mühendisliği ve gereksinim mühendisliğinde fonksiyonel olmayan bir gereksinim belirli davranışlardan ziyade sistemin işleyişini yargılamak için kullanılabilecek kriterleri belirten bir gereksinimdir. Bu açıdan, belirli davranış veya fonksiyonları tanımlayan fonksiyonel gereksinimden farklıdırlar. Fonksiyonel gereksinimler sistem analizi / tasarımında detaylandırılırken, fonksiyonel olmayan gereksinimler sistem mimarisinde detaylandırılırlar.

Genel olarak, fonksiyonel gereksinimler bir sistemin ne yapması gerektiğini belirtirken, fonksiyonel olmayan gereksinimler ise sistemin nasıl olması gerektiğini belirtirler. Fonksiyonel olmayan gereksinimlere aynı zamanda sistemin kalite karakteristikleri de denir.


Fonksiyonel olmayan gereksinimler iki ana kategoriye ayrılabilir:
- İcra Özellikleri: Güvenlik, Kullanışlılık gibi işleyiş süresi içinde gözlemlenebilenler.
- Gelişim Özellikleri: Test Edilebilirlik, İdame Edilebilirlik, Genişleyebilirlik ve Ölçeklenebilirlik gibi yazılım sisteminin durağan yapısına gömülü olanlar.

Fonksiyonel olmayan gereksinimlerden sıklıkla kullanılanlarından bazıları aşağıda listelenmiştir. Daha detaylı tanımlar için ISO-9126: Software Engineering - Product Quality standardına bakabilirsiniz.

Bütünlük
Emniyet
Erişebilirlik
Erişim Güvenliği
Esneklik
Gizlilik
Hayatta Kalabilirlik
İdame Edilebilirlik
Kullanılabilirlik
Kurulabilirlik
Ölçeklenebilirlik
Taşınabilirlik
Tekrar Kullanılabilirlik